Göztepe tekrar merhaba

İzmir’in taraftarı çok, mazisi çok ağır ve zengin Göztepe’si, 17 yıl ikinci ve üçüncü ligde bir dolu kahır çektikten sonra, tekrar kendisine yakışan yerine döndü, birinci lige…

Şimdi yaşı benim gibi altmışbeşi geçmiş İstanbul ve İzmirli futbolseverler, hemen anılarını geriye çevirip 1960 yılı ve sonrasına gidip o zamanki fuar şehirleri kupasında Avrupa’da yarı finale çıkan Göztepe’yi hatırlayacaklar ve yeni nesil Göztepeliler öyle bir rekoru egale edecek yeni bir takımı kurmayı hedefleyeceklerdir.

Üçüncü ve ikinci ligde mücadele vere vere belli bir futbol deneyimi elde etmiş, o kademelerden geçerken mesleklerinde acayip kuvvetlenmiş ve çelikleşmiş genç Göztepe yöneticilerinin birinci ligde yürütecekleri yolda yeni şevklerini kırmak istemiyorum ama, o fuar şehirleri kupasında Avrupa’da yarı finale çıkan Göztepe’yi kurmak zor, hatta imkansız gibi geliyor bana…

1960 yılının Türkiye’sini İzmir’ini ve Göztepe’sini yeniden yapmak, o doğayı, o tenhalığı, o futbol atölyesi ve idarecileri, o futbolcu terbiyesini geri getirmekle mümkün. Onları 1999’un bu aylarında yeniden doğurmak ve büyütmek hangi gerçekle bağdaşır?

İzmir’de Ali’yi Nevzat’ı Gürsel’i çıkaran arsalar, çocuğun vücudunu heykelleyen deniz doğa ve bol oksijen kaldı mı? İzmir’de Halil’i, Çağlayan’ı Fevzi’yi ve Göztepe’nin diğer altın futbolcularını tedavüle sokan anne babalar, o semt arası gönüllü antrenörler, bu oyunun 50 yıl önceki şevk ve heyecanı günümüzde duruyor mu?

Nerde o Kordonboyu’nun 1960 yılındaki kıvrımları ve koyulaşan yerel şarkıları… Deniz dargını bir belediye başkanı çıkıp Kordon ile insanların arasındaki denizi yok etmedi mi? Şimdi o canım kıyılar yerine, sizi bir toprak yığını karşılamıyor mu İzmir’de?

O Kordon Boyu nerde, nerede o Yengeç meyhanesi, nerede o evrensel sohbetler ve futbol konuşmaları… Nerede bir tarafta Mazhar Zorlu, Haşmet Uslu, Zeki Çırpıcı, Ahmet Sevil, Muhittin Ekiz’den kurulu dost ve can İzmir takımı… Karşıda Türkiye basın imparatoru Erol Simavi, Milliyet’in spor tanrısı Namık Sevik, her telden yazan ve konuşan modern Nasrettin Hoca Şükrü Gülesin… Bir masa ki 48 saat rahle – i tedris etsen, kalkmak kafanın kıvrımlarına gelmez. O İzmir’i, o insanları, o sohbeti nasıl kurarsın ki 1999’un bu sıcak aylarında…

Biz bu saydıklarımızın tekini bile yeniden yapıp yerine koyamadık. Yaşayanlara uzun ömürler diler, ölülere de öteki dünyada burda sürdükleri yaşamın devamını dilerim. Bizim tekinin bile yaşamını tekrar edemediğimiz 1960 yılının dünyasını ve kişilerini, o Göztepe takımını, o yöneticilerini, o teknik direktörünü, o teferruatı ile İzmir’in kendisini nasıl kuracaksınız ki 1999 yılında.

Birinci lige ayak basan Göztepe ve onu yönetenlere eskinin peşinden koşmamalarını, eskiyi tekrar etmeleri için savaşmamalarını, 1960 yıllarını unutmalarını ve 1999 yılını yaşamalarını sağlık veririm. 40 yıl geri gidilmez, böyle bir vesait yok… Normal zaman 1999’dur çünkü.

İSLAM ÇUPİ
(08 Haziran 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.