Rıdvan Dilmen ve final

Rıdvan Dilmen, Fenerbahçe’de eline geçirdiği teknik direktör olma gerçek diplomasını çok erken yırttı. Rıdvan Dilmen kendi deyimi ile başının üstünde dolaşmaya başlayan Akbaba saldırılarından kurtulmak için, görevinin başında kalarak ve Fenerbahçe takımını düzelterek cevap vermek varken, o basitin en kolay olanını seçerek istifa etti.

Bu feragatname hem Fenerbahçe’ye bizden adam gelişini güçleştirdi, hem de Rıdvan Dilmen’in şayet bundan sonra yapmaya kararlı ise teknik adamlık isteğini zora soktu.

Rıdvan Dilmen bu göreve gelirken yazdığım yazıda teknik direktörlüğün uzay ilmi kadar çetrefil bir iş olmadığını, bu görevin yapılabilmesi için diplomadan önce zeka ve futbol yetileriyle ruhsal yumuşaklığa sahip olunması gerektiğini yazmış, Rıdvan’da bu hasletlerin çok gelişmiş olduğuna dikkatleri çekmiştim. Şunu tavsiye ettim Rıdvan’a: Talebelerine bu işi çok bilen bir ukala ve despot gibi değil de, futbolcu Rıdvan gibi yaklaş…

Rıdvan defansta son tutulacak adam Mustafa Doğan’ı ön plana aldı, kiralandığı takımlarda doğru dürüst oynamayan Saffet ve Kemalettin’i Fenerbahçe’ye kurtarıcı diye getirerek teknik direktörlükteki futbolcu Rıdvan’ı inkar etti. Oulare ve Preko’nun transferlerinde eski yıldız futbolcu Rıdvan gibi davranmak yerine, simsar gibi hareket etti ve Belçika’da gol kralı olmak marifetmiş gibi bu unvana güvenerek astronomik paraya Fenerbahçe’ye adam transfer etti.

Disiplin diye ortaya karmaşık anlaşılmaz eğrileri olan bir kavram getirdi. Dereağzı kampına girmedi diye Dimas’ı yokederek ortaya bir otoriter tavır attı, aynı suçun daha ağırını işleyen Murat Yakın’ı üst üste iki defa affederek takım için vazgeçilmez yaptı. Geçen yıl Dimas o özlenen temposu ile takımda takır takır futbol oynarken, Murat Yakın aralıklı gördüğü sarı ve kırmızı kartlarla Fenerbahçe’yi bir çok kritik deplasmanda ve Galatasaray derbi maçında yalnız bırakan adamdı. Rıdvan Dilmen Fenerbahçe’deki yabancıları azaltırken beliren tercihini futbolcu Rıdvan olarak kullansa idi Dimas yerine Murat diyecekti ama o teknik direktör kafası ile düşününce tersini yaptı. Yani Dimas’ı yedi.

Futbolcuların demeçlerinde: “Ah Rıdvan, vah Rıdvan. Bizi bırakıp neden gittin” acındırma deyişlerini ben fazla samimi ve içten bulmuyorum. Klasları Türkiye ve hatta Avrupa çapında olan yıldızlar topluluğu Fenerbahçeli futbolcular, başlarında teknik direktör olarak Rıdvan Dilmen’in kalmasını istiyorlarsa biraz kendilerini sıkıp Kocaeli ve Gaziantep lig maçlarını alıp, UEFA’da Macar MTK takımını yenip tur atlarlardı. Bunu yapamadılarsa Rıdvan Dilmen sevgisi ne olaki… Bana masal anlatmasınlar.

Rıdvan Dilmen Fenerbahçe’deki teknik adamlık işini yıldız oyunculuktan kalma bir görgü sadelik ve basitlik içinde yapsa idi dün olduğu gibi bugün de herkesin baştacı idi Fenerbahçe’de… Ama o teknik direktörlüğü hiç bilmemesine rağmen Fenerbahçe’de herşeyi teknik direktör gibi yapmaya kalktı da…

İSLAM ÇUPİ
(05 Eylül 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.