Toshack’ın klası tescil edildi

UEFA’nın yayınladığı bir istatistiğe göre, John Benjamin Toshack Avrupa’nın en başarılı 10 teknik direktöründen biri olarak listeye girdi. Aynı Toshack ülkemizin takımı Beşiktaş’ta çalışırken, hem Beşiktaş yönetiminin çoğunluğu, hem Siyah – Beyazlı tribünler, hem de yurdumuzda futbol yazısı yazan spor yazarlarının çoğundan tasvip ve onay görmedi.

Toshack Türkiye’ye gelirken, takımı şampiyon olmamış standardı Avrupa seviyesinde olmayan bir Beşiktaş aldı. Bu Beşiktaş’ın tribündeki taraftarı da takımının Türkiye’de birinci planda olmayışından ve Avrupa’da her seferinde birinci turdan dönüşü sebebi ile eski kıvamında değildi. Beşiktaş yönetim kurulu öyle serbest piyasa kurallarına açık, ekonomik kavgası ve cüreti olan bir heyet değil, radikal ve kafası eskiye dönük bir topluluktu.

Zeki Toshack bu kafaları bir çırpıda yakaladı ve dış transferleri mali açıdan kimseyi acıtmayacak seviyede tuttu. Avrupa’dan aldığı Ohen, Del Solar ve Sellami’nin totali bir Ayhan maliyetinin biraz üstündeydi. Beşiktaş’ın transferli yeni çehresi takımı ne Türkiye liginde bir numara ne de Avrupa kupalarında ise birkaç tur geçecek bir ejderha haline getirebildi.

Bunların bilincinde olan Toshack, Beşiktaş ligde ve Avrupa kupalarında kendi halinde adımlar atarken beynini alt yapının sınırlarına soktu. Çünkü orada cevher çoksa, idman yükü ile yeni bir adale ve beyin fışkırması ile, yeni Beşiktaş’ı Avrupa’da iddialı olacak Beşiktaş’ı bu kaynaktan yaratabilirdi. Bu kaynak hem az paralı hem istediğini yapabilen ve kolayca yoğrulabilen bir hamurdu.

Toshack alt yapıdan üsteki A takımına en çok genç adam kazandıran Teknik Direktör olarak Beşiktaş tarihine geçmiş yabancı diye ünlenirken, bu adımların ne kadar sağlıklı olduğunu yönetim kurulunda, ayakları futbola bulaşmış Başkan Süleyman Seba’dan başka kimse anlamadı. Anlamayanlar yönetim kurulunda çoğalınca basın kanadı da Toshack’ı istemeyen bir ordu kalabalığında belirince, istemezükcüler tribünü de yakmaya başlamış ve alevler Toshack’ın ayak ucuna düşmeye başlamıştı. Gereksiz ve güyası spor programı olan TV’nin luzümsuz saatleri bekar Toshack’ı ne kadar dile dolayıp ve kritik enstantenelere sokmak istedilerse de Galli her seferinde Avrupai esprilerle bu tuzaklardan çıkmasını becerdi. Yani Toshack’ı komikleştirmek ve zampara halinde göstermek isteyenlerin kameraları bu işi becermekten aciz kaldı.

Toshack’ın kendisini ve teknik direktörlüğünü ne Türkleştirebildik ne yıkabildik sonunda… Real Madrid bir zaman sonra geldi, Toshack’ın tazminatını ödeyerek onu İspanya ve dünyanın en büyük kulüplerinden birinin başına götürdü.

Şimdi bir Beşiktaş yöneticisi çıkmış UEFA’nın antrenör klasmanına şu sözlerle itiraz ediyor: “UEFA Toshack’ı klasmana sokarken Beşiktaş’taki süreyi ve başarısızlığı dikkate almış mı” diyor.

Sen yöneticiliğe devam et kardeşim. UEFA günün birinde bir heyet gönderip İstanbul’a, senin de fikrini alır Toshack konusunda… Ama sen Seba’dan sonra Beşiktaş’ta yöneticilik koltuğu görürsen…

İSLAM ÇUPİ
(14 Eylül 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.