Apak ve Polat görseydi

Almanya – Türkiye milli maçını açık bir kanal aracılığı ile 70 milyon Türk insanına verememek, bir ulusun ortak beklentilerini bilememenin umursamazlığından kaynaklanmaktadır. Haluk Ulusoy kardeşimin direksiyonundaki futbol federasyonu, depremden moralman çökmüş Türk insanına pahalılık ve enflasyondan kıvranan ulusumuza yüzyılın maçını bir açık kanalla verip herkesin kararmış ruhunu açmak niyetini asla taşımamaktadır.

Haluk Ulusoy federasyonu için icraat paradır. Türkiye’de futbola ait herşey ihalelidir. Türkiye ligleri, Türkiye liginin isim hakkı, milli maçlar, herşey bir açık arttırmaya bağlanmıştır. İhaleyi verip vermeme gibi bir kanuni tercihe bakılmaksızın herşey en çok parayı boca edenin olmaktadır. İhaleyi alanın maddi şartları nasıldır, bu ücretlerle kaç kişi abone olur, bu aboneler ihale parasını karşılar mı karşılamaz mı, alan kuruluş ikinci taksidi verir mi vermez mi, akçalı önemli meseleler futbol federasyonunun umurunda değildir. Devletin mahkemeleri bu meseleleri çözücüdür, o itilaflar geldiğinde.

Bu federasyon dünyada gündüz oyunu diye tanımlanan ligin bir maçı haricindeki oyunları güneş ışığında oynatmak ve futbolcuları karbonmonoksit’in en çok kustuğu gecelerden kurtarmak gibi bir sağlık koruyucu tedbirini düşünmez. Bu federasyon birinci ligin başındaki Türkiye sözcüğünü para için Telsim ile değiştirmekte beis görmez. Devlet bu değişikliği yapamazsın diye mahkemeye verir. İdari mahkeme devleti haklı görmesine rağmen Haluk Ulusoy Telsim ibaresini kullanmakta ısrar eder. Telsim ibaresi reklamı veren kuruma ne kazanıyorsun diye sorduğunda o da meçhul. Herhalde hiçbir şey…

Milli Takımımız şimdi baraj maçlarına kaldı. Teknik direktör Mustafa Denizli isteyecek ligler yine bu iki maçın önemine göre tehire uğrayacak. O zaman ligler ne zaman bitecek? Bunlar Haluk Ulusoy’un umurunda değil. Milli takım Avrupa futbol şampiyonası finaline gitsin, kendisi de bu derece ile böbürlensin de geride ne olursa olsun. O naklen yayın paraları ve satışa çıkardığı manevi değer ücretlerini toplasın, onları kendisini seçen ve gelecekte tekrar seçecek olanlara versin de, gerisi biraz kül biraz duman…

Türk futbolunun gelişmesine bak… Orhan Şeref Apak ve Hasan Polat gibi iki dev federasyon başkanından Haluk Ulusoy’a düştük. Onlar kampta fazla içilen bir tek coca-cola’nın hesabı için devlete aylarca hesap verirlerdi. Haluk Ulusoy ise milli takıma Türkiye’deki asgari ücret komikliğine bakmadan milyarlar dağıtıyor. Apak ve Polat’ın takımlarındaki oyuncular bir kere Dünya kupası finallerine gitmişlerdi. Ulusoy’un takımı ise Avrupa’daki derecelerle cirit atıyor. Çünkü Orhan Şeref Apak ile Hasan Polat’ın Avrupa’sında eser yok artık. O futbolun yerine, şimdilerde lodos yelleri esiyor, eski kıtada…

İSLAM ÇUPİ
(12 Ekim 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.