Lütfen biraz ciddiyet

Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’un yanlış ve yanlı icraatı bakanlar kurulunun müdahalesi ile geri döndü nihayet… Futbol Federasyonu’nun ihale açmadan Star’a verdiği Türkiye – İrlanda maçının yayını ile, birinci ligin Telsim’leştirilme tasarrufu iptal edildi. Eğer gazete haberleri doğru ise milli maçlar bundan böyle açık kanaldan verilecek, birinci ligin başına Türkiye hariç hiçbir kelime eklenmeyecektir.

Şimdi Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerinin hesaplarını incelemeye aldığı futbol federasyonunun özerkliği – ki ben 30 yıldır savunmuştum – Haluk Ulusoy’un kişiliğinde yeni baştan ele alınmalı, gerekiyorsa iptal edilmeli ve özerklik yerine devlet tayinine geri dönülmelidir.

Çünkü federasyon seçimi oy atan grupların federasyona maddi bağlılığı yüzünden tam bir aile bağına dönüşmüş, ehliyetlinin değil o gruplara en çok hizmet ettiğini gösterenlerin oturduğu koltuk olmuştur. Haluk Ulusoy’un koltuğa oturduğu günden beri her türlü icraatında yanlışlık ve yanlılık yaptığı kurullar sebebi ile çok yıprandığı, hakemler meselesini merkez hakem kurulunun seçim şeklinden ötürü bir türlü yoluna koyamadığı genel sekreter Bülent Yavuz’un kişiliğinin tartışıldığı bir gerçektir. Haluk Ulusoy’un sosyal yaşantısının aile büyüklerini gocunduracak şekilde yanlışlıklarla dolu olduğu bilinen bir gerçektir. Ayrıca Ulusoy’un son icraatından sonra Kanal D ve ATV ile ilgili beyanlar ve Bakan Fikret Ünlü’ye karşı takındığı tavır da normal bir ast üst konuşmasından çok kabadayılık gösterisini yansıtmaktadır. Fakat bütün bunlara rağmen Haluk Ulusoy’un federasyon başkanı olduğu süre içinde hırsızlık yaptığı veya yanındakilere haksız kazanç sağladığını söylemek, Türkiye’de namus ve ahlak abidesi olan koca ailesini tanımamak veya inkar etmek demektir. Böyle bir ihtimali ben aklımın ucundan bile geçirmiyorum.

Ben futbol federasyonunun Haluk Ulusoy seçildikten sonra güvenirliğini tarafsızlığını her teşekkül için aynı ağırlıkta ve sevecenlikte oluşunu çok hızlı biçimde kaybettiği inancındayım. Futbol olarak tarihinin en zayıf günlerini yaşayan Fenerbahçe’nin üstüne hakemlerle gelindiği artık bir gerçektir. Bu baskının son örneği Trabzonspor’daki atılmalar ve saha dışı olaylardır. Trabzon valisi ve emniyet müdürü maçtan sonraki beyanları sebebiyle derhal istifa etmelidir.

Ama şartlar ne olursa olsun Fenerbahçe Türkiye’de bir cumhuriyettir. Bir gün bu cumhuriyetin idaresine öyle haşin adamlar oturur ki bunun hesabı federasyondan ve Ulusoy’dan fena sorulur.

Ben 1960’dan sonra Devlet Bakanı Malik Yolaç’ın Ankara’da bir milli takım kampını ziyaretinde Can Bartu’nun ayak ayak üstüne atışını ve pozisyonu bozmayışını devlet ciddiyeti ile bağdaştırmadığı için ikisi de Modalı olan ve Bartu’nun çocukluğunu bilen bakanın o esnada futbolcuyu azarlayacak yerde, futbol federasyonu başkanı olan imparator Orhan Şeref Apak’ı görevinden azlettiği günleri biliyorum.

Lütfen biraz devlet ciddiyeti futbol federasyonu…

İSLAM ÇUPİ
(19 Ekim 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.