Zeman prensipleri geçerli

Fenerbahçe Adana’da Adanaspor maçını kazanmasına rağmen, tarihinde girdiği çok ağır bunalımlardan birisi olan, bu yılın depresyonunu henüz atlatmış değil… Fenerbahçe futbolcularının Yugoslav emeklilerinden başlayıp Rıdvan ile devam eden “oyuncunun şerbetine göre çalışmalar dönemi” İtalyan Teknik Direktör Zeman ile birden kesilince “Dereağzı cenneti” birden bozulmuş ve beyler ayağa kalkmıştır. Oysa artık Fenerbahçe’de oyuncu prensiplerinden Zeman prensiplerine sıçrayan bir çağ başlamıştır.

Türkiye’de futbolcu profesyonelliği, sadece mukavele imzalandığı andır. O pozisyonda oyuncu herşeyiyle hazıroldadır. İmzalar atılıp paralar alındığında idarecilik ölür, beylerin hegemonyası başlar. Artık idmanda sakatlıkların tesbit ve süresinde oyuncuların hakimiyeti başlar, antrenman uzunluğunda ve şeklinde, oyun tarzının tesbitinde, takım tertibinde, taktik söyleminde herkes tukaka, futbolcular ilk ve son sözün başındadır.

Gizli bir soruşturma yapsanız ve bunu yayınlamayacağını söyleseniz Dereağzı’ndaki topluluktan dörtte üçü Zeman’a muhaliftir de, bunların sözcülüğünü milli takımdaki performansı sebebiyle herkesin gözündeki Sergen yapmakta ve İtalyan teknik direktörün isteklerine, “ben bu mevkiide oynamam” diyebilmektedir. Çünkü 10 yılda bir lig şampiyonluğunu kazanan Fenerbahçe, iki yılda bir o unvanı kazanamazsa yerin dibine giren o eski Fenerbahçe değildir ve futbolcuları unvansızlıktan gayesizliğe yuvarlanmış sıradan cesetlerdir, şu sıralar.

Benim en zoruma giden şey Can Bartu gibi futbolculuk hayatı ile birlikte yazı dünyası da son derece dengeler içinde geçmiş bir aklı başında kişinin bu tartışmada, Zeman’ın yani günümüz futbolu ve kanunlarının yanında bulunacağı yerde, eskiye hurafeye, işe yaramazın yanında yani Sergen’in safında bulunmasıdır. Sergen Fenerbahçe tarafından kiralanmasaydı bugün Jet Pa’nın boş hangarından birinde olabilirdi. Tıpkı Oktay’ın olduğu gibi… Sergen bu jesti düşünmeli ve Zeman’a tavırları ile Fenerbahçe’ye saygısızlık yapmamalı idi.

Türkiye’nin 5 büyük futbolcusundan biri olan Fenerbahçe ve Milli takımda erişilmez oyunculuk hizmetleri veren Can Bartu, aynı zamanda İtalya gibi bu oyunun çok zor geçtiği ve insanın çok çabuk aşındığı bir ülkede 6.5 yıl kalma rekortmenidir.

Türkiye’de hiçbir futbolcunun şimdiye kadar erişemediği rekorların sahibi Can Bartu yurdumuza ve tekrar Fenerbahçe’ye dönüp son yılında forma giyerken, sol ayaklı bir sağ açık olarak futbol yaşantısının bitiminde en olgun meyvelerini sunmuştur Fenerbahçeli taraftara ve Türk futbolseverlerine…

Kökeni Latin olan bir kavimin Romanyalı teknik direktörü İonescu Can Bartu’nun fiziksel ve ruhsal durumunu iyi etüt ederek onu oyunun kurulduğu, oyunun çok futbolcuyla gidip gelindiği için orta sahanın çok nefes ve mücadele çok çalışkanlık istediğini sezerek, Can Bartu’yu daha rahat edip zinde kalacağı ve iyi düşünüp karar vereceği sahanın kenarına almış, ondan sol ayaklı bir sağ açık yapmıştı Fenerbahçe’de… Hem Can yeni yerini sevmiş, hem üst randımanla oynayarak takımının şampiyonluğunda önemli bir rol oynamıştır, bitirişte…

İSLAM ÇUPİ
(02 Kasım 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.