Oktay’a kısmet G.Antep

Genç yıldız Oktay Derelioğlu’nun daha olgunlaşmamış yaşta Beşiktaş’ta birçok gol rekoruna imza koyduktan sonra kulüpten ayrılmasına makul bir akıl koymuş değilim henüz… Feyyaz gibi, Ali gibi yakın tarihte Beşiktaş santrforluğuna rekor koymuş futbolculardan üçüncüsü olmaya aday Oktay Derelioğlu’nun yoluna kim taş koydu sezebilmiş değilim… Yönetim Kurulu mu, teknik direktör Briegel veya idari menajer Kadir Akbulut mu, yoksa Beşiktaş kadrosunda yeralan futbolculardan bazıları mı?

Türkiye’de iyi oyuncu yıldız adam zor yetişirken, Oktay Derelioğlu gibi bu payelere genç yaşta intisap etmiş bir adamın Beşiktaş’ta muhafaza edilmemesini anlamak kolay değildir. Hele had derecede forvet sıkıntısı çekildiği, iyi bir santrfor için İngiltere kapılarının çalındığı şu günlerde, Oktay gibi bu vasıfları bünyesinde barındıran bir yerlinin kolaylıkla feda edilmesi, öyle şıpınişi anlaşılacak bir kayıp değildir.

Beşiktaş’ta Metin Ali Feyyaz’dan başlayıp Sergen Alpay’a kadar uzanan sonunda Oktay’ı da sarmalıyan yıldız oyuncuları barındırmayan bir kıyma makinası var… Siyah – Beyazlı takımda kim yıldızlaşırsa kim Türkiye standartlarının dışına taşsa onun idam fermanı hazırlanıyor ve muhakkak infaz ediliyor.

Beşiktaş kurulduğu yıldan bu seneye kadar hep yıldız oyuncu düşmanlığı yapmış onları ya kaybetmiş ya da çok az gün ve randımanla oynatmıştır. Çok eskilerde Kemal Gülçelik gibi bir deha santrforu tam randımanla ancak iki yıl oynatmış, futbolun bıraktığında onunla yaptığımız çok uzun bir söyleşide bana aynen şunları söylemişti: “Hakkı kaptan olmasa ben Beşiktaş yerine Fenerbahçe’ye gider ve devrin Avrupa’daki en büyük santrforu olurdum.” O Kemal tenha Beykoz Akbaba köyünde öldü. Aynı şeyi rahmetli Şükrü Gülesin Milliyet’te gazetecilik yaparken bana yazılmamak kaydıyla itiraf etmişti: “Şayet önüme İtalya’da top oynama fırsatı çıkmasa idi, Beşiktaş’ta iki yıl sonra fıçıya döner bir gün içime futbol yerine bira doldururlardı” diye espri yapardı. Beşiktaş’ın sembol babalarından Recep Adanır’ın da sonu diğer Beşiktaşlılar gibi oldu. Önce Galatasaray sonra Kasımpaşa’da harikalar yaratarak futbolu bıraktı. Son 25 yılın en büyük forveti Yusuf Tunaoğlu da Beşiktaş’ta son derece teknik bir kartpostal sunduktan sonra Altay’da rahmetli Gündüz Kılıç’ın teknik direktörlüğünde çok parlak bir son yazarak futbol göğünden yuvarlandı mazi oldu.

Bu tarihsel giyotinin altına şimdi Oktay’ın kellesi konmuştur.

Oktay’ın kafası Beşiktaş için koparken bu beyin için başlayacak yeni hayata Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un hiç istekli olmaması enteresandır. Üçünün işine yarayacak bir oyuncu olan Oktay’ın ligin büyüklerine gitmeyişi acaba benim bilmediğim bir keleklikten mi kaynaklanmaktadır, sanmam… Cin gibi bir Celal Doğan ve onun ekibi Gaziantep böyle bir defosu olan Oktay’ın üzerine niçin atlasın o zaman?

İSLAM ÇUPİ
(09 Kasım 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.