Ronaldo ve 40 yıl önce

İnter’in en pahalı malı Ronaldo, Lecce maçında aldığı yeni bir darbeyle, Milano’nun en pahalı kliniklerinden birinde yatıyor hem de paslanmış bir kilise putu gibi… İspanya’dan İtalya’ya gelen ve ülkenin üç büyüklerinden biri sayılan İnter formasını giyen Ronaldo, çizmeye geldiği günden beri ufaklı ve büyüklü tekmelerle ya yarı ya tam sakat olarak hastanelik oldu… Barcelona’dan ihtilaflı ayrılmanın ve belki arkasından Katalanya’nın en büyük falcısı bayan Francesca’nın kahve telvesine yanardağ resmi çizmesi gibi…

Brezilya doğumlu olan PSV ve Barcelona’da dolaştığı futbol zirvesinden sonra yüzyılın en büyük futbolcusu olmak için İnter’e gelen Ronaldo, bu payeyi kovalarken futbol topu ile birlikte sahalarda korkunç bir tekme sağanağı ile karşılaşmış, o büyük hayali Pirelli takvimlerinin kapak resmi olmaktan öte sağlıklı bir adım atamamıştır.

FIFA ve UEFA’nın her yıl yıldız forvet futbolcularına koruma kanununda geliştirici ve iyileştirici maddeleri arka arkaya çıkarmasına rağmen… Günümüz futbol oyununda kaleciler ve savunma yapan futbolcuların elleri ve ayaklarından bütün futbol silahları toplanmış ve bunlar forvetlerin önünde birer kütük gibi durmaları emri almıştır.

Arkadan müdahale topa bile olsa bir savunma oyuncusu kırmızı kart görmekte, yandan müdahalelerin cezası sarı kart olmakta, tekerrürü halinde kartın rengi kırmızıya dönmektedir. Kaleciler bu forvetleri koruma kanununda topa en yakın savunma adamı durumu ile sahada yer almakta penaltılık bir pozisyona atlayan file bekçisi hem 11.5 metrelik ceza yemekte hem kırmızı kartla oyun dışı kalarak, aynı suçtan iki ceza yemek gibi hukukun evrensel prensiplerine aykırı uygulamaya uğramaktadır. Ronaldo forvet oyuncularına gelen bu rüçhan haklarına rağmen, yine çok sık sakatlanmakta ve takımı ile birlikte intisap edeceği futbol unvanlarını bir kenara bırakmaktadır. Ronaldo bugün değil de 40 yıl önce top oynasaydı ne olurdu acaba? Sahada en ufak bir tekmede buharlaşıp giderdi sakatlar hurdalığına…

O Lefter’in Türkiye’de, o Kopa’nın Fransa’da, o Fritz Walter’in Almanya’da, o Rivera’nın İtalya’da, o Di Stefano’nun İspanya’da, o Greaves’in İngiltere’de, o Puşkaş’ın Macaristan’da rakip ceza sahasında tekmelerin uçuştuğu, her türlü savunma oyuncularının sahada birer can alıcı azrail gibi dolaştığı dönemlerde uzun süren futbol kariyerlerini sakatlanmadan bitirmelerine ne denir? Bunlar futbolda görünmeyen adamlar mıydı, yoksa bu nesille kıyas kabul etmez birer herkül veya rambo mu? Görünen şu ki, 50 yıl önceki forvetler bütün defans eziyetlerine rağmen şimdikilerden çok daha kurnaz ve kendi vücutlarını kendileri koruyucu idiler.

Onlar da Ronaldo gibi futbolcu idiler, ama ondan çok fazla yıldızdılar ve korumaları FIFA ve UEFA kurallarından çok bizzat kendilerinden kaynaklanıyordu. Vücutlarını saha tehlikeleri karşısında kaybettiren futbol sihirbazı idiler onlar… Ronaldo gibi en ufak sertliğe boyun eğmezlerdi…

İSLAM ÇUPİ
(30 Kasım 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.