F.Bahçe kongre üyelerine

Fenerbahçe kulübü hem futbol takımı bakımından tarihin en kritik dönemini yaşar, hem de görevi bırakmaya karar veren Aziz Yıldırım ve ekibinin boşluğundan bir başkan ve yöneticiler eksiklik çukuruna düşmek üzeredir. Artık Fenerbahçe’de etkisini çok kaybettiği görünen gruplar Güven Sazak gibi çok yıpranmış ve politize olmuş bir başkan adayının etrafında ümitsiz turlar atarken, Vefa Küçük, Gürbüz Refioğlu ve Sema Küçüksöz gibi birinci adamlık vasfı olmayan insanlar çevresinde başkanlık zarı sallamaktadır.

Semih Bayülken ve Muhittin Bulgurlu öldükten sonra grupların en büyüklerinden ikisi eski etkinlik ve sözünü geçiriciliğini kaybetmiş, sonradan grup diye ortaya çıkanlar henüz hükmü şahsiyet olma devresini tamamlayamamışlardır.

Fenerbahçe camiasında sözü hala dinlenirlerden Kadir Has, Faruk Ilgaz, Recai Aslan ve yaşayan son futbolcu fenomeni Fikret Kırcan yaşlarını ve fonksiyonlarını bitirmiş vücut halleri ile bu başkanlık kaosunun mecburen uzağında durmakta, kulüpte büyük saygınlığı olan gazeteci Can Bartu ise eskinin Bab – ı Ali fenomeni Namık Sevik ağabey olmaya bir türlü yanaşmamaktadır. Milliyet Sorumlu Müdürü olduğu 1955 yılından ölüm günü 1986 yılına kadar gazetecilikten çok Bab – ı Ali’de elit Fenerbahçelilik yapan Namık Sevik ağabey, Fenerbahçe tesislerinde kulübün çıkarlarını herkesten fazla bekler, böyle ağır bunalımlarda herkesten önce kocamanlığını ortaya koyardı.

Emin Cankurtaran’ın bulunuşu ve başkan yapılışında kim hangi hikayeyi anlatırsa anlatsın, Namık Sevik’in kapital gayreti ve forsu inkar edilmez. Namık Sevik ağabey, Fenerbahçe’ye başkan seçmekle kalmaz, ömrünün uzun bir bölümünü geçirdiği sosyal tesislerde futbolcuların özel yaşantısı ile meslek ve iş ahlakını denetler, idmanlara giderek sporcu ve teknik direktörün takım ve futbolla ilgili tüm nüanslarını inceden inceye değerlendirirdi. Gizli olarak Fenerbahçe’nin oysuz patronluğunu yapardı. Yazılı ve görüntülü medyada şimdi etrafta bir sürü parlak yüzler beyaz camda poz vermesine rağmen, bir Namık Sevik ağabey yoktur aralarında…

Etrafta adının önüne Fenerbahçe’yi koyan idealist çırpınan bir sürü dernekler, gazetelerin spor servislerine şu günlerde faks çekerek sayın Mustafa ve Ali Koç’u, sayın Sakıp Sabancı’yı Fenerbahçe spor kulübü başkanlığına çağıran davet mesajları göze çarpmaktadır. Ekonomiyi, işletmeyi, adam yerleştirmeyi ve çalıştırmayı çok iyi bilen bu kişilerin bundan sonra yönetim başında bulunması her Fenerbahçeli taraftarın en büyük rüyasıdır. Ama bu özel işletme devleri kendi devliklerinin borusunu kendi topluluklarından başka bir yerde öttürmek istemiyorlar. O zaman Fenerbahçe genel kuruluna yön vermek Türkiye’nin en elit sarı – lacivertilerini bünyesi altında toplayan 1907 Derneği’ne düşmektedir. Kendileri üyeleri arasında bir araştırma yapıp genel kurula bir başkan adayı sunmaları en mantıklı yoldur. Ben inanıyorum ki böyle bir aday genel kurulda kesintisiz bir güvenoyu alacak ve onun kişiliği kongre salonunu sallayacaktır. Ondan sonra Fenerbahçe genel kurul üyeleri bu kere herhalde sağduyuya atarlar, sandığa…

İSLAM ÇUPİ
(28 Aralık 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.