Konuşma değil iş zamanı

Galatasaray futbolda uzay çağı gösterilerine atılmışken, Fenerbahçe Kadıköy’de mahalle maçları organizasyonu peşine düştü. Galatasaray, Avrupa’da futbolda bir UEFA Kupası finaline yelken açar ve ülkede yeni doğan erkek çocuklarını sarı – kırmızılı yaparken, Fenerbahçe küme düşme hattındaki Adanaspor’a kendi sahasında açık farkla yeniliyor ve gelecek yıllara yaktığı ışıklar hiç parlak görülmüyor. Yeni yönetimin futbol sorumluları gelmeyeceği kesin Galatasaraylı Fatih Terim’e teklif yaparken Fenerbahçeliliği bir yürek olarak vücuduna yerleştirmiş gerçek Sarı – Lacivertliler’de onulmaz yaralar açarken, Adanaspor maçında da hakeme yüklenerek konuşma sınırını Fenerbahçe idareciliğinden mahalle kahvesi düzeyine indiriyorlardı. Geçen yıl bir Galatasaraylı olmayan Denizli’nin teknik direktörlüğünü sayısal adaleti ve seçim demokrasisini çiğneyerek Rıdvan’a verenlere sormak lazımdır. Mustafa yolu bu yıl Fenerbahçe’ye acaba açık mı?

Fenerbahçe yönetimi son beş yıldan beri çok az iş yapan buna karşılık çok konuşan bir çizgiye oturarak, tarihinin en lafazan dönemini yaşamaktadır. Bunun şampiyonluğuna Ali Şen oturdu, onun yönetiminde oluşundan ötürü şimdi kelimelerle Fenerbahçe aşkını sevgili Şadan Kalkavan ile Selim Soydan sazı almış söylüyorlar.

Oysa bu ikilinin futbol şube sorumluları olarak ağızlarını kapayıp şimdiden ellerini, ayaklarını ve beyinlerini harekete geçirmeleri gerekiyor. Futbol takımı eleman olarak perişan… Kadroda bir tek tarihsel Fenerbahçelilik imajını taşıyan futbolcu yok… Fatih Terim fiyaskosunun ardından teknik direktörlükte en çok el atılması gereken İtalya, Fenerbahçe’ye kapalı gibi… Çünkü Zeman’a yapılanlardan sonra Zeman İtalya’da oldukça, bir ikinci İtalyan teknik direktörünün Fenerbahçe’ye gelmesi çok zor. Futbolcusu karşısında teknik direktörü değil kendi oyuncusunu savunan bir kulüp damgası yedi Fenerbahçe İtalyan cephesinde. Fenerbahçe teknik direktör olarak ya çağ dışı Parreira’ya kalacak, veya ikinci üçüncü sınıf bir Alman’a teslim edilecek gibi, şayet Denizli’nin kapısı bir kere daha çalınmazsa…

İçerde aklı başında hiçbir Fenerbahçeli’nin tasvip etmediği, Galatasaray’da mukavelesi biten futbolcuları alma gibi bir taarruz olmazsa, Fenerbahçe formasını kime giydireceksiniz. Futbolcunun çok az olduğu günümüzde Fenerbahçe’ye Ankara’dan Adana’dan İzmir’den ve diğer Türkiye kulüplerinden hangi futbolcu uygundur bana söyler misiniz?

İki sene şampiyon olan PAF takımından yukarı çektiğiniz Serkan, Ömer gibi gençler aldıkları şansa rağmen oynadıkları futbolla kimi tatmin ettiler? İdareciyi mi, gazeteciyi mi, teknik direktörü mü, yoksa tribündeki

Fenerbahçeli taraftarı mı? Alt yapı bir yabancı ile yeniden şekillendirilmelidir.

Dış futbolcu alma avına çıkan Selim Soydan gittiği maçların birinde Mehmet Scholl’ü beğeniyor. Mehmet soyadı kullanmayarak, Türklükten nefret eden davranış ve sözleriyle Türksüzlüğü ayyuka çıkmış kendi kulübünde 2002’ye kadar mukavelesi olan bu ülkeye en gelmeyecek futbolculardan biridir.

Artık konuşmamalı, iş yapmalıdır, Fenerbahçe…

İSLAM ÇUPİ
(21 Mart 2000, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.