Yelekçi’nin ömür dakikaları bitti

Rıdvan Yelekçi’yi de bu yalanlı dolanlı dünyadan uhrevi aleme uğurladık. Rıdvan Yelekçi kökeni iyice azalmış Bab-ı Ali’den kalma az bir gazeteci grubunun duayenlerinden biri idi. Ahret yolculuğu meleklerle birlikte cennete olsun.
Ben Bab – ı Ali’ye ilk adımı attığım 1958 yılında Rıdvan Yelekçi yaşça değil, gazetecilik kıdemi bakımından benden dört veya beş yıl öndeydi ve yanlış hatırlamıyorsam Yeni Sabah gazetesi spor servisinde çalışıyordu.

Sessiz, sakin, kendi halinde bir efendi Kasımpaşalı ve İstanbul beyefendisiydi. Meslekte fazla cezbereli bir zekası olmamasına rağmen, yaptığı işi tempolu ve iyi yapan, verilen görevi üstün körü değil, dibine kadar her tarafı ve çeşitli kaynaklarıyla kovalayan ender muhabirlerden biriydi.

Esas değerini Yeni Sabah ve Dünya gazetelerinde pekiştirdiği muhabirliğinin üstüne koyduğu, Hürriyet’teki spor servisi şefliği ve sonra spor müdürlüğünde göstermiştir. En ufak ihmal ve hatada yığınların kapı önüne konduğu Hürriyet’te Rıdvan Yelekçi yönetici olarak Nezih Demirkent ile birlikte o işin başında en uzun süre kalan insanlardan biri olmuştur. Gazetelerin Bab – ı Ali’de kalma ömürlerinin tamamlanmasına az kala, sistemin insanlardan alınıp makinalara verildiği dönemde Rıdvan Yelekçi spor sorumlu müdürlüğünü bırakarak istifasını vermiş ve emekliliğini istemiştir. Bir süre yazar olarak Hürriyet’te çalışmaya devam eden Rıdvan Yelekçi yeni sisteme alışamamış ve Hürriyet’i bırakarak yazarlığa Sabah grubunda devam etmiştir. Rıdvan Yelekçi uzmanı olduğu küçük fıkrada bir süre daha etrafa manidar gülücükler attırdıktan sonra, oradan ayrılıp insanca köşesine çekildi.

Rıdvan Yelekçi o çay simit günlerinden İstanbul’un en seçkin lokantalarının hizmet verdiği gazete holdinglerini, insan gayreti ile terinin gazete sayfalarının üzerinden kalkıp makinanın dişlilerinin egemen olduğu basın dünyasını, daktilo sıcaklığının tarihe karıştığı ve değiştiği bir arzuhalciliğin başladığı o yeni gazete idarehanelerini hiç beğenmedi.

Hollanda Teknik Direktörü Rijkaard, İtalya yenilgisinden sonra istifa ederken şöyle konuştu: “Ben bu harika takım ve büyük futbolcuların başında kalmayı haketmiyorum.”

Spor sayfalarının son teknik direktörü Rıdvan Yelekçi ne yeni gazete sermaye sınıfının meslek üstüne döktüğü sıfırların kalitesinden memnun kaldı, ne stajer adı altında ucuz paralarla sağa sola koşturulan gazetecilerden bir şey anladı, ne günlük ceridelerin malla birlikte satılan bir sürüm aleti olmasını hazmetti, ne de hiçbir gazetecilik bareminden geçmeyen insanların liderliğinden birşey anladı. Ve çekti gitti, bu dünyadan…

İSLAM ÇUPİ
(04 Temmuz 2000, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.