Sergen için Trabzonspor son durak mı ?

Gazetelerde vaka tutup onları yazıp tarih yapanlar, 10 gün önce yeni bir olaya satırbaşı açtılar: “Dört büyüklerin hepsinde oynayan tek Türk futbolcusu.” Gazetelerin dört büyükler olarak adlandırdığı kulüpler Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor. Bunların hepsinde oynayan tek futbolcu Sergen Yalçın…

Gazeteler son transfer için dört büyüklerde oynayan değil, o kulüplerin formalarını giydi dese olaya daha doğru bir teşhis koyarlardı. Sergen Yalçın beşinci küçük İstanbulspor’u da araya sıkıştırırsanız Beşiktaş hariç hiçbir takımda top oynamadı, sadece onların formalarını giydi. Kartal’da geçen birkaç verimli hafta ve Beşiktaş’a kazandırdığı puanlar dışında, ne astronomik para alıp geldiği İstanbulspor’da futbol göğümüze bir flaş şimşek çaktı, ne de Türkiye’nin iki kitle takımı olan Galatasaray ve Fenerbahçe’de o büyük taraftara bayram ettirecek sonuçların altına imza attı. Sergen parıltısı Türkiye’nin bu iki en büyük kulübünde bir kuyruklu yıldız misali gökte bir parlayıp söndü ve kendisine futbol kucağı açan bu iki büyük camiada Sergen Yalçın en sonunda Zeman ve Fatih Terim’in gazabına uğrayarak takım içinden yedeklerin arasına bile düşmeyen bir boşluğa yuvarlandı.

Sergen Yalçın’ın kafasında bir profesyonel futbolcu tipi ve bu tipin dünyası vardı. Bu profesyonel futbolcu tipi kendisinden başkasını haklı görmeyen, kendi burnunun doğrultusundan başka bir burun doğrultusu tanımayan, emir almayan emir veren ve kimseyi lider ve şef görmeyen bir mizaca sahipti. Bu tipin dünyasında at vardı, at yarışı ve kumar vardı. Gece alemi ve kadın arkadaş vardı. Bunlara karşılık içki ve sigara yoktu. Onlar olmayınca Sergen çökmedi ve 28 yaşına kadar ayakta kalarak futbol menkibesini ve adı futbolculuk olan kendi mesleğini yarım yamalak da olsa peşinden sürükleyerek bu noktaya kadar getirdi. Sergen şimdi top yaşamının sonuncu perdesini açıyor, Trabzonspor ile mukavele imzalayarak… Ya başaracak veya bir daha gündeme gelmemek üzere futbolculuk dünyasının podyumundan düşecektir. Trabzon kendine has gelenekleri olan hamuru erkek bir şehirdir. Herşey düz ve gündüzdür orda. Hem gecesi ve eğlencesi az hacmi hem yaşamayı gündüz düşünenlerin özverisi ile Sergen Yalçın’daki bu birikmiş futbol dışı alışkanlıklarını törpüleyebilir ve bu futbolcuyu bu oyunun güzelliklerine tekrar yöneltebilir. Sergen Yalçın futbolcu akıllanmasına tekrar kavuşmak için Karadeniz’in ve Trabzon’un verdiği bu son şansı bakarsınız kullanır futbol hayatının sonunu Trabzonspor’un yıldızı olarak çok parlak tamamlar. Benim halisane temennim budur. Trabzonsporlu taraftarın, Türkiye’de Sergen severlerin ve futbola gerçek sevdalanmışların bu solağın resitaline gerek duyduklarını çok iyi biliyorum.

Şu ahir ömrümüzde hepimizi harca Sergen…

İSLAM ÇUPİ
(15 Ağustos 2000, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.